HMK m. 132/2 uyarınca, şartları oluşmadan açılan bir karşı davanın akıbeti ne olur? Bu durumun bir 'ilk itiraz' olmaktan çıkarılmasının usul ekonomisi açısından önemi nedir?
Eğer bir karşı dava, HMK m. 132/1'de aranan şartlar (asıl davanın görülüyor olması ve davalar arasında takas/mahsup/bağlantı ilişkisi) gerçekleşmeden açılırsa, mahkeme talep üzerine veya re'sen (kendiliğinden) karşı davanın asıl davadan 'ayrılmasına' ve gerekiyorsa dosyanın görevli mahkemeye 'gönderilmesine' karar verir. Bu düzenleme, 1086 sayılı HUMK'tan farklı olarak, karşı davanın kabule şayan olmadığı itirazını bir 'ilk itiraz' olmaktan çıkarmıştır. Eski düzenlemede, ilk itiraz süresi kaçırılırsa mahkeme davalara birlikte bakmak zorunda kalıyordu. Yeni düzenleme ise, mahkemeye yargılamanın her aşamasında ayırma kararı verme yetkisi tanıyarak 'usul ekonomisi' ilkesine hizmet etmektedir. Böylece, aralarında hiçbir bağlantı bulunmayan davaların birlikte görülerek yargılamanın karmaşıklaşması ve uzamasının önüne geçilmiştir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-132-karsi-dava-acilabilmesinin-sartlari.html).