Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 24.03.2022 tarihli kararı, direnme kararı verilirken CMK'daki usul kurallarının yorumlanmasına ilişkin nasıl bir ilke ortaya koymaktadır? Bu karara göre, usul kanunlarında açıkça düzenlenmemiş bir alan nasıl doldurulmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137251

YCGK'nın 24.03.2022 tarihli, 2021/300 E., 2022/201 K. sayılı kararı, usul hukukuna ilişkin önemli bir ilkeyi vurgulamaktadır. Kararda, 'ceza muhakemesi kanunlarının her konuyu ayrıntısıyla düzenlemesinin beklenmemesi gerektiği' belirtilmiştir. Buna göre, usul kanunlarının düzenlemediği alanlar, 'kişi hak ve özgürlüklerine aykırı olmamak' ve 'kanunun ruhuna uygun olmak' şartıyla 'yorum ve kıyasla' doldurulabilir ve bu uygulamalar benimsendikçe teamüle dönüşür. Direnme kararının usulü CMK'da ayrıntılı düzenlenmemiştir. Ancak YCGK, direnme kararının da esasa ilişkin bir hüküm olduğu ve maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet ettiği için, delillerin tartışılmasına ilişkin CMK m.216'daki genel kuralların kıyasen uygulanması gerektiği sonucuna varmıştır. Bu karar, kanundaki boşlukların, muhakemenin temel ilkeleri (özellikle savunma hakkı) ve amacı doğrultusunda, daraltıcı değil genişletici bir yorumla doldurulması gerektiğini ortaya koymaktadır (sen.av.tr/tr/makale/direnme-kararlarinda-izlenecek-usul).