OHAL Komisyonu'na yapılan başvurunun reddi gerekçesinde belirtilen hususların (örn. Bylock kullanımı, sendika üyeliği) aynı zamanda bir ceza davasına konu olması ve bu davadan 'beraat' veya 'takipsizlik' kararı alınması, Komisyon kararının iptali davasını nasıl etkiler?
Bu durum, iptal davasında davacı lehine çok güçlü bir delil teşkil eder. Ceza yargılaması, idari yargılamadan daha sıkı ispat kurallarına tabidir ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesini esas alır. Bir ceza mahkemesinin veya savcılığın, Komisyonun ret gerekçesi olarak gösterdiği bir iddiayı (örn. Bylock kullanımının delil niteliği taşımadığı, sendika üyeliğinin suç oluşturmadığı) değerlendirerek takipsizlik veya beraat kararı vermesi, o iddianın hukuki bir temelinin olmadığını veya ispatlanamadığını gösterir. İdare mahkemesi, ceza yargılamasındaki bu maddi ve hukuki tespitle büyük ölçüde bağlıdır. Davacı, iptal davası dilekçesine bu beraat veya takipsizlik kararını ekleyerek, idari işlemin dayanağının (sebep unsurunun) ortadan kalktığını ve işlemin bu nedenle hukuka aykırı olduğunu ileri sürmelidir. Bu, idarenin işleminin hukuka aykırılığını kanıtlayan en önemli argümanlardan biri olur ve mahkemenin iptal kararı verme olasılığını artırır (kadimhukuk.com.tr/makale/ohal-komisyonu-kararina-itiraz-avukat/).