Bir tüketici, ayıplı olduğunu düşündüğü bir mal için Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurduğunda, satıcı aynı uyuşmazlık için Tüketici Mahkemesi'nde dava açabilir mi? Bu durumun usul ekonomisi ve hak arama hürriyeti açısından sonuçlarını değerlendiriniz.
6502 sayılı Kanun, belirli parasal sınırlar dahilindeki uyuşmazlıklar için Tüketici Hakem Heyeti'ne başvuruyu zorunlu kılmıştır. Bu, bir dava şartıdır. Tüketici, bu zorunluluk gereği Hakem Heyeti'ne başvurduğunda, uyuşmazlık derdest (görülmekte) hale gelir. Satıcının, aynı konuda ve aynı taraflar arasında Tüketici Mahkemesi'nde dava açması, 'derdestlik' (HMK m. 114/1-ı) itirazı ile karşılaşır ve dava usulden reddedilir. Tüketici Hakem Heyeti'nin karar vermesi beklenmelidir. Heyet kararına karşı tarafların 15 gün içinde Tüketici Mahkemesi'ne itiraz etme hakkı saklıdır. Bu düzenleme, küçük meblağlı uyuşmazlıkların daha hızlı, basit ve masrafsız bir şekilde çözülmesini sağlayarak 'usul ekonomisi' ilkesine hizmet eder ve tüketicinin 'hak arama hürriyetini' kolaylaştırır. Mahkemelerin iş yükünü de azaltır (avukaterdemozkan.com/blog/bursa-tuketici-hukuku-avukat/).