213 sayılı VUK'un 359. maddesinin, TCK'nın genel hükümlerinden (iştirak, teşebbüs, içtima) farklı ve kendine özgü düzenlemeler içermesi, bu kanun maddesinin hukuki niteliği hakkında ne gibi bir sonuç ortaya koymaktadır?
VUK m. 359'un, TCK'da düzenlenen genel kurallardan ayrı olarak, kendi bünyesinde iştirak (VUK m. 360), içtima ve etkin pişmanlık (VUK m. 359/4-5) gibi kurumlara özel olarak yer vermesi, bu maddenin 'özel' ve 'sui generis' (kendine özgü) bir ceza normu olduğunu göstermektedir. TCK m. 5, genel hükümlerin özel ceza kanunları hakkında da uygulanacağını belirtse de, özel kanunda aksine bir düzenleme varsa o hüküm uygulanır. VUK m. 359'un bu özel yapısı, onun klasik bir belgede sahtecilik suçu olmaktan çok, vergi kaçakçılığı eylemlerini önlemeye ve cezalandırmaya odaklanan, mali ceza hukukuna özgü bir düzenleme olduğunun en önemli kanıtıdır. Bu nedenle, VUK m. 359 yorumlanırken, TCK'daki genel sahtecilik suçlarının mantığından ziyade, kendi özel amacı, koruduğu hukuki değer (hazine menfaati) ve kendine özgü kurumları dikkate alınmalıdır. YCGK'nın 2/10/2024 tarihli kararı da bu 'sui generis' niteliği vurgulamaktadır (or.av.tr/sahte-fatura-duzenleme-ve-kullanma-suclari-vergi-usul-kanunu-m-359/).