'İç Güvenlik Paketi' tasarısında önerilen ve valinin veya İçişleri Bakanı'nın tespit edeceği 'şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması' durumunda, alınan tedbirlere uymayanlara hapis cezası öngören düzenlemenin, 'suçta ve cezada kanunilik' (Anayasa m.38) ilkesi açısından yarattığı sorun nedir? 'Açık suç' tanımı bu bağlamda ne ifade eder?
Bu düzenleme, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesini ihlal etme riski taşır. Kanunilik ilkesi, hangi eylemlerin suç sayılacağının ve bu suçlara ne ceza verileceğinin kanunda açıkça, belirli ve öngörülebilir bir şekilde tanımlanmasını gerektirir (nullum crimen, nulla poena sine lege). Önerilen düzenleme ise bir 'açık suç' veya 'çerçeve suç' tanımı yapmaktadır. 'Açık suç', kanunun suçun unsurlarını ve tanımını yapmayıp, bu tanımı yapma yetkisini idareye (burada vali veya İçişleri Bakanı) bıraktığı suç tipidir. Kanun sadece cezayı belirlemekte, hangi fiilin suç olacağına idari bir kararla karar verilmektedir. Bu durum, 'belirlilik' ve 'öngörülebilirlik' ilkelerine aykırıdır. Vatandaş, hangi davranışının suç teşkil edeceğini önceden bilemez; bu, idarenin keyfi kararlarına bağlı hale gelir. Bu tür düzenlemeler, olağanüstü hal rejimlerine özgüdür ve olağan dönemde hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz (sen.av.tr/tr/makale/ic-guvenlik-paketi-1-savcinin-yetkisine-mudahale).