Bir sanığın aşamalardaki savunmalarında suça konu kaçak eşyanın ticari amaçla değil, kişisel kullanımı için olduğunu beyan etmesi, hukuka aykırı bir arama sonucu elde edilen delillerin durumu karşısında mahkumiyet kararı verilmesini etkiler mi?
Evet, önemli ölçüde etkiler. Anayasa m. 38/6 ve CMK m. 217/2 uyarınca, hukuka aykırı surette elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Eğer bir arama, usulüne uygun hâkim kararı veya gerekçeli savcılık emri olmadan yapılmışsa, bu arama hukuka aykırıdır ve bu arama sonucu ele geçirilen eşya 'yasak delil' niteliğindedir. Bu durumda, mahkumiyet için bu yasak delil dışında başka bir delil olup olmadığına bakılır. Sanığın baştan sona istikrarlı bir şekilde eşyayı ticari amaçla değil, kişisel kullanımı için bulundurduğunu söylemesi, suçu ikrar etmediği anlamına gelir. Eğer dosyada, sanığın bu savunmasının aksini ispatlayan (tanık beyanı, satışa yönelik başka deliller vb.) başkaca hukuka uygun bir delil yoksa, sadece hukuka aykırı arama ile elde edilen kaçak eşyanın varlığına dayanılarak mahkumiyet kararı verilemez. Bu durumda sanığın beraatine karar verilmesi gerekir (Yargıtay 7. CD, E. 2021/4375, K. 2021/15668) (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/gecikmesinde-sakinca-bulunan-hal-nedir-cmk.html).