Bir trafik kazası sonrası kusur tespiti için Cumhuriyet savcısının keşif yapma talebini, Sulh Ceza Hakimliğinin 'keşif yapılmadan dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılabileceği' gerekçesiyle reddetmesi hukuka uygun mudur? Savcının keşif yapma yetkisinin sınırlarını CMK m.83 ve 'gecikmesinde sakınca bulunan hal' kavramı ekseninde değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137207

CMK m. 83'e göre keşif, kural olarak hâkim veya mahkeme tarafından yapılır. Cumhuriyet savcısı ise ancak 'gecikmesinde sakınca bulunan hallerde' keşif yapabilir. 'Gecikmesinde sakınca bulunan hal', delillerin kaybolması veya değişmesi tehlikesi nedeniyle hâkimden karar alınmasının beklenemeyeceği acil durumları ifade eder. Bir trafik kazasında, olay yerindeki iz ve delillerin (fren izi, enkaz parçaları vb.) zamanla kaybolma riski yüksek olduğundan, genellikle gecikmesinde sakınca bulunan halin varlığı kabul edilir. Ancak Yargıtay'ın (12. CD, E. 2019/5018, K. 2019/10104) bir kararında belirttiği gibi, savcının bu yetkiyi kullanması kendi takdirindedir. Savcı, delillerin tespiti için keşfi zorunlu görüyorsa, Sulh Ceza Hâkimliği'nin 'dosya üzerinden inceleme yeterlidir' diyerek bu talebi reddetmesi, soruşturmayı yürüten savcının delil toplama takdirine müdahale anlamına gelebilir. Ancak aynı kararda Yargıtay, somut olayda gecikmesinde sakınca bulunan bir hal olmadığı gerekçesiyle hakimliğin ret kararını isabetli bulmuştur. Dolayısıyla, savcının keşif yetkisi mutlak olmayıp, 'gecikmesinde sakınca bulunan halin' varlığına ve delil toplamanın zorunluluğuna bağlıdır (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/gecikmesinde-sakinca-bulunan-hal-nedir-cmk.html).