Bir eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, davalı iş sahibinin ayıplı ifadan kaynaklanan zararlarının takas ve mahsubunu ileri sürmesi, HMK açısından ne tür bir hukuki savunma niteliğindedir? Bu savunmanın yargılamanın hangi aşamasına kadar ileri sürülebileceğini 'savunmanın genişletilmesi yasağı' kapsamında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137203

Davalı iş sahibinin bu savunması, bir 'defi' (takas-mahsup def'i) niteliğindedir. Takas, ayrı bir dava veya karşı dava (HMK m. 132) ile ileri sürülebileceği gibi, görülmekte olan bir dava içinde defi olarak da ileri sürülebilir. Def'iler, ilk itirazlardan farklı olarak, esasa cevap süresi içinde bildirilmek zorunda değildir. Ancak, cevap süresi geçtikten sonra ileri sürülmesi, HMK m. 141 uyarınca 'savunmanın genişletilmesi' anlamına gelir. Bu yasağın istisnaları; karşı tarafın açık veya zımni muvafakati, ıslah veya yargılamanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkan yeni durumlardır. Eğer davacı, davalının geç ileri sürdüğü takas def'ine derhal itiraz etmez ve bu savunmaya yönelik cevaplar verirse, savunmanın genişletilmesine 'zımnen muvafakat' etmiş sayılır ve bu durum davalı lehine bir 'usuli kazanılmış hak' doğurur. Mahkemenin, usulüne uygun ileri sürülmüş takas-mahsup def'ini incelemeden karar vermesi bozma nedenidir (Yargıtay 3. HD, E. 2015/16114, K. 2017/4393) (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-132-karsi-dava-acilabilmesinin-sartlari.html).