VUK m.359/b'de düzenlenen vergi kaçakçılığı suçu ile TCK'da düzenlenen belgede sahtecilik suçlarının (TCK m.204 vd.) koruduğu hukuki değerler arasındaki fark nedir? Bu fark, 'aldatma kabiliyeti' ve 'belgenin sureti' gibi unsurların VUK açısından değerlendirilmesini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137190

Bu iki suç tipinin koruduğu hukuki değerler farklıdır. TCK'daki belgede sahtecilik suçları, genel olarak kamunun belgelere olan güvenini (kamu güveni) korur. VUK m.359/b'deki suç ise, öncelikli olarak Devletin vergi toplama hakkını ve mali düzenini, yani kamu hazinesini korur. Bu amaç farkı, suçun unsurlarının yorumlanmasında önemli sonuçlar doğurur. TCK'daki sahtecilik suçlarında, belgenin iğfal (aldatma) kabiliyetine sahip olması ve genellikle asıl olması aranırken; VUK m.359/b açısından bu unsurlar farklı değerlendirilir. YCGK'ya göre (08.11.2018, E. 2018/427, K. 2018/517), VUK m.359/b'de belgenin şekli değil, içeriği önemlidir. Sahte belge, 'gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge' olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle, belgenin aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı veya bazı şekil noksanlıkları içermesi suçun oluşumunu engellemez. Ayrıca kanun metni açıkça 'belgelerin asıl veya suretlerini' diyerek, suretlerin de suçun konusu olabileceğini belirtmiştir. Bu durum, VUK'taki suçun klasik bir belgede sahtecilik suçu değil, vergi kaçakçılığına odaklanan sui generis bir suç olduğunu gösterir (or.av.tr/sahte-fatura-duzenleme-ve-kullanma-suclari-vergi-usul-kanunu-m-359/).