İl İdaresi Kanunu'na eklenmesi önerilen ve valiye 'suçun aydınlatılması ve suç faillerinin bulunması için gereken acele tedbirlerin alınması hususunda kolluğa doğrudan emir verme' yetkisi tanıyan düzenleme, Anayasa'nın hangi ilkelerine aykırılık teşkil eder? Bu düzenlemenin CMK sistemi içindeki yerini ve savcının yetkileriyle olan ilişkisini değerlendiriniz.
Bu düzenleme, Anayasa'nın 'Yargı yetkisi' başlıklı 9. maddesi ve 'hukuk devleti' ilkesini düzenleyen 2. maddesine açıkça aykırıdır. Ceza muhakemesinde, suç şüphesinin öğrenilmesiyle başlayan adli soruşturmayı yönetme, delilleri toplama ve bu amaçla kolluğa emir verme yetkisi, CMK m.160 ve 161 uyarınca cumhuriyet savcısına aittir. Vali, yürütme organının bir parçası olan bir idari amirdir. Yargısal bir faaliyet olan soruşturma kapsamında kolluğa doğrudan emir verme yetkisinin valiye tanınması, yürütmenin yargı erkine açık bir müdahalesidir ve kuvvetler ayrılığı ilkesini temelden sarsar. Bu, adli soruşturmanın idari bir soruşturmaya dönüşmesine, soruşturmanın tarafsızlığının ve savcının otoritesinin zedelenmesine yol açar. Bu tür bir yetki, adli kolluk kurumunun ruhuna da aykırıdır (sen.av.tr/tr/makale/ic-guvenlik-paketi-1-savcinin-yetkisine-mudahale).