'İç Güvenlik Paketi' başlıklı Kanun Tasarısı ile CMK m.91'e eklenmesi önerilen ve mülki amirce belirlenecek kolluk amirlerine gözaltı kararı verme yetkisi tanıyan düzenlemenin, 'kuvvetler ayrılığı' ilkesi ve cumhuriyet savcısının soruşturmadaki rolü açısından yarattığı temel sorunlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137180

Bu öneri, temel anayasal ilkelere ilişkin ciddi sorunlar barındırmaktadır. Mevcut CMK m.91'e göre gözaltı kararı verme yetkisi, adli bir yetki olup münhasıran yargı organının bir parçası olan cumhuriyet savcısına aittir. Bu yetkinin, idari hiyerarşi içinde yer alan mülki amirler ve onların belirleyeceği kolluk amirlerine devredilmesi, yürütmenin yargının alanına müdahalesi anlamına gelir ve 'kuvvetler ayrılığı' (Anayasa m.9) ilkesini açıkça ihlal eder. CMK m.160 ve m.161'e göre adli soruşturmanın amiri cumhuriyet savcısıdır. Bu düzenleme, savcıyı soruşturmanın başında devre dışı bırakarak adli kolluk üzerindeki etkinliğini azaltır ve soruşturmanın idari bir sürece dönüşmesi riskini doğurur. Bu durum, 'hukuk devleti' (Anayasa m.2) ilkesi ve 'kişi hürriyeti ve güvenliği' (Anayasa m.19) hakkı için önemli bir gerileme teşkil eder (sen.av.tr/tr/makale/ic-guvenlik-paketi-1-savcinin-yetkisine-mudahale).