Olası kast ile işlenen suçlarda 'iştirak' mümkün müdür? Özellikle 'müşterek faillik' (TCK m. 37) açısından konuyu, Yargıtay kararları ve doktrindeki görüşler ışığında analiz ediniz.
Olası kastla işlenen suçlarda iştirak konusu tartışmalıdır. Özellikle azmettirme ve yardım etme gibi şeriklik hallerinin, neticeyi kesin olarak istemeyi gerektirdiği için olası kastla bağdaşmadığı genel olarak kabul edilir (Yargıtay 1. CD, E. 2021/9639, K. 2021/12696). Ancak 'müşterek faillik' (TCK m. 37) açısından durum farklı değerlendirilebilir. Müşterek faillik, suçun işlenişi üzerinde birlikte fonksiyonel hakimiyet kurmayı gerektirir. Yargıtay ve doktrindeki bir görüşe göre, faillerin birlikte suç işleme kararı çerçevesinde hareket etmeleri ve eylemin olası sonuçlarını (örn. birine ateş ederken çevredeki başka birinin de vurulabileceğini) birlikte öngörüp 'olursa olsun' diyerek kabullenmeleri durumunda, gerçekleşen neticeden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları mümkündür. Burada önemli olan, faillerin fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmalarıdır. Suç ortaklarının kastlarının farklılık göstermesi (birinin doğrudan, diğerinin olası kastla hareket etmesi) müşterek fail olarak sorumlu tutulmalarına engel değildir (Yargıtay 3. CD, K. 2020/2961). Ancak, karşı grupların çatışması gibi iştirak iradesinin olmadığı durumlarda müşterek faillik uygulanamaz (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/olasi-kastla-suca-tesebbus-istirak-ve-haksiz-tahrik.html).