Ceza hukukunda 'olası kast' ile işlenen bir suça teşebbüsün mümkün olup olmadığını, doktrindeki baskın görüş ve Yargıtay'ın benimsediği 'olası kast netice ile belirlenir' ilkesi çerçevesinde gerekçeli olarak tartışınız.
Olası kast (dolus eventualis), failin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, 'olursa olsun' diyerek fiili işlemesidir (TCK m. 21/2). Doktrindeki baskın görüş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (CGK-K.2017/554) yerleşik içtihatlarına göre, olası kastla işlenen bir suça teşebbüs mümkün değildir. Bunun temel nedeni 'olası kast netice ile belirlenir' (dolus indeterminatus determinatur ab eventu) ilkesidir. Bu ilkeye göre, failin sorumluluğu gerçekleşen neticeye göre tayin edilir. Teşebbüs (TCK m. 35), 'işlemeyi kastettiği' bir suçun icrasına başlanıp elinde olmayan nedenlerle tamamlanamamasıdır. Bu tanımdaki 'kastetme' iradesi, doğrudan kastı (dolus directus) işaret eder. Olası kastta ise fail neticeyi kesin olarak istememekte, sadece gerçekleşmesini kabullenmektedir. Netice meydana gelmediğinde, failin hangi neticeyi kabullendiği belirsiz kalacağından, teşebbüsten sorumluluk yoluna gidilmesi, ceza sorumluluğunu öngörülemez ve katlanılamaz derecede genişletecektir. Bu nedenle, olası kastla işlenen bir fiilde ya tamamlanmış suç vardır (netice gerçekleşmişse) ya da fiil başka bir suçu oluşturmuyorsa cezasız kalır; teşebbüs hükümleri uygulanamaz (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/olasi-kastla-suca-tesebbus-istirak-ve-haksiz-tahrik.html).