6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesiyle 1086 sayılı HUMK'un yürürlükten kaldırılması (HMK m. 450) sonrasında, kanun yollarına ilişkin 'kesinlik sınırı' nasıl belirlenmektedir? HMK Geçici 3. maddenin bu konudaki rolü nedir?
HMK m. 450 ile HUMK yürürlükten kaldırılmış olsa da, kanunların zaman bakımından uygulanmasında geçiş hükümleri önem taşır. HMK Geçici Madde 3, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı HUMK'un temyize ilişkin hükümlerinin (m. 427-454) uygulanmaya devam edileceğini düzenlemiştir. Temyiz kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkin olup, bir kararın temyiz edilip edilemeyeceği, kararın verildiği tarihteki kanun hükümlerine göre belirlenir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, dava hangi tarihte açılmış olursa olsun, temyiz sınırının saptanmasında hakkında temyiz yoluna başvurulan hükmün verildiği tarihteki yasal durum esas alınır. Dolayısıyla, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçmeden önce verilmiş ve temyiz edilmiş bir karar için, karar tarihindeki HUMK'a göre belirlenen ve her yıl güncellenen parasal kesinlik sınırı uygulanır. Bu sınırın altındaki kararlar temyiz edilemez ve temyiz talebi reddedilir (Yargıtay 10. HD, E. 2016/7846, K. 2018/6670) (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-450-yururlukten-kaldirilan-hukumler.html).