HMK m. 215'e eklenen fıkra uyarınca, bir 'adi senedin' üçüncü kişiler hakkında hüküm ifade etmesi hangi tarihlerden itibaren mümkündür? Bu düzenlemenin amacı ve pratik önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137175

Kural olarak, taraflar arasında düzenlenen bir adi senet, üzerindeki tarihin doğruluğu varsayılarak sadece tarafları bağlar. Üçüncü kişileri, özellikle de alacaklıları zarara sokmak amacıyla senedin tarihinin geriye dönük olarak atılmasını (muvazaa) önlemek için, HMK m. 215/2 bu senedin üçüncü kişilere karşı ispat gücü kazanacağı tarihleri sınırlı olarak saymıştır. Buna göre bir adi senet, üçüncü kişiler hakkında ancak şu tarihlerden itibaren hüküm ifade eder: a) Noter veya yetkili memur tarafından usulüne uygun olarak onaylandığı tarih (ibraz tarihi), b) Senedin resmi bir işleme konu olduğu tarih (örn. bir davada delil olarak sunulması), c) İmza edenlerden birinin öldüğü tarih, d) İmza edenlerden birinin imza etmesine fiilen imkân kalmadığı tarih (örn. felç geçirmesi). Bu düzenleme, özellikle sıra cetveline itiraz gibi davalarda, alacakların gerçekliğini ve önceliğini belirlemede kritik bir öneme sahiptir. Bir alacaklı, borçlunun diğer bir alacaklısıyla yaptığı ve daha eski tarihli görünen bir adi senedin muvazaalı olduğunu iddia ettiğinde, senedin tarihi bu şartlar gerçekleşmedikçe üçüncü kişi olan alacaklıyı bağlamaz (Yargıtay 23. HD, E. 2014/6503, K. 2015/3270) (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-215-belgelerin-halefler-aleyhine-kullanilmasi-ve-adi-senetlerin-ucuncu-kisiler-icin-hukum-ifade-etmesi.html).