CMK m. 284'te yer alan 'direnme yasağı', Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) ceza dairesinin bozma kararlarına karşı ilk derece mahkemesi için mutlak bir bağlılık mı ifade eder? BAM'ın, CMK m. 280/1-e ve m. 289'da belirtilen bozma yetkisinin sınırlarını aşarak işin esasına müdahale eden bir bozma kararı vermesi durumunda ilk derece mahkemesinin hukuki pozisyonu ne olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137172

CMK m. 284'teki 'direnme yasağı' mutlak ve sınırsız değildir. BAM ceza dairesinin bozma yetkisi, CMK m. 280/1-e uyarınca, CMK m. 289/1'deki (g) ve (h) bentleri hariç, usule ilişkin 'kesin hukuka aykırılık' halleriyle sınırlıdır. BAM, bu sınırları aşarak, örneğin 'beraat yerine mahkumiyet verilmesi gerektiği' veya 'delillerin yanlış değerlendirildiği' gibi işin esasına giren bir gerekçeyle bozma kararı veremez. Bu türden bir karar, BAM'ın kendisinin duruşma açarak karar vermesi gerekirken görevini ilk derece mahkemesine devretmesi ve yetki aşımı anlamına gelir. Bu durumda ilk derece mahkemesi, 'direnme yasağı' nedeniyle usulen bozmaya uymakla birlikte, bozma kararının esasa ilişkin gerekçesiyle bağlı değildir. Mahkeme, bozma kararında belirtilen usuli eksikliği giderdikten sonra, 'bozmadan sonra serbestlik' ilkesi gereğince, kendi vicdani kanaatine göre yeniden hüküm kurmalıdır. BAM'ın esasa müdahale eden gerekçesi, ilk derece mahkemesini bağlamaz ve yargı yetkisine müdahale teşkil eder (sen.av.tr/tr/makale/istinaf-bozma-kararlarinin-kesinligi-ve-kararlara-direnme-yasaginin-siniri).