CMK m.259'a göre 'suç konusu olmayıp sadece müsadereye tabi bulunan eşyanın müsaderesi' usulü nedir? Bu usulün, bir kabahat fiili kapsamında ve idari yaptırıma bağlı olarak gündeme geldiği durumlarda, görevli yargı kolu (adli/idari) nasıl belirlenir? Yargıtay 19. CD'nin 2017/5064 K. sayılı kararını bu bağlamda analiz ediniz.
CMK m.259, suç teşkil etmeyen ancak özel kanunlar gereği müsadereye tabi olan eşyalar için özel bir usul öngörür. Buna göre müsadereye, sulh ceza hâkimi tarafından duruşma yapılmaksızın, evrak üzerinden karar verilir. Ancak, bu müsadere talebi bir idari yaptırım kararına bağlı olarak ortaya çıktığında görev karmaşası yaşanabilir. Yargıtay 19. CD'nin ilgili kararında tartıştığı üzere, 5307 sayılı LPG Piyasası Kanunu'na aykırılık bir kabahattir ve bu kanuna göre idari para cezası ve lisans iptali gibi yaptırımlara karşı görevli yargı yolu idare mahkemesidir. İYUK m.27/8, idari yaptırım kararıyla birlikte idari yargının görev alanına giren başka kararlar da verilmişse, tüm uyuşmazlığın idari yargıda çözüleceğini belirtir. Bu durumda, teknik düzenlemeye aykırı LPG'nin müsaderesi de idari yaptırıma bağlı bir 'idari tedbir' niteliğinde olduğundan, bu konuda karar verme görevi adli yargıya değil, idari yargıya aittir. Dolayısıyla sulh ceza hakimliğinin görevsizlik kararı vermesi gerekirken işin esasına girerek müsadere kararı vermesi hukuka aykırıdır (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-259-suc-konusu-olmayan-esyanin-musaderesi.html).