TCK m. 302 (Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma) ve TCK m. 314 (Silahlı Örgüt Üyeliği) suçları arasındaki ilişkiyi 'amaç suç-araç suç' ve 'geçitli suç' kavramları çerçevesinde açıklayınız. Bir fail, hem örgüt üyeliğinden hem de TCK m. 302'den aynı anda cezalandırılabilir mi?
TCK m. 302, bir 'amaç suç' olarak nitelendirilir. Fail, bu amacı gerçekleştirmek için çeşitli 'araç suçlar' işleyebilir. TCK m. 302/2, 'Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.' diyerek araç suçlardan ayrıca ceza verileceğini belirtir. Ancak, TCK m. 314'te düzenlenen silahlı örgüt üyeliği suçu, TCK m. 302 açısından bir 'araç suç' değil, bir 'geçitli suç' (sussidiär suç) niteliğindedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, fail, örgüt üyesi olarak TCK m. 302'deki amaç suçu işlediğinde, fikri içtima kuralları gereği sadece daha ağır cezayı gerektiren amaç suçtan, yani TCK m. 302'den cezalandırılır. Örgüt üyeliği, amaç suçun içinde erir ve ayrıca TCK m. 314'ten ceza verilmez. Bu durum, 'non bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama ve cezalandırma yasağı) ilkesinin de bir gereğidir. Dolayısıyla, bir fail hem TCK m. 314/2'den hem de TCK m. 302'den aynı anda cezalandırılamaz. (Bkz. Yargıtay 9. Ceza Dairesi - E. 2011/4205, K. 2011/3247) (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/devletin-guvenligine-karsi-suclar-tck-302.-madde.html).