Bir ceza davasında, sanığın eyleminin olası kastla işlendiğinin kabul edilmesi durumunda, bu kabulün TCK m. 62'de düzenlenen 'takdiri indirim' nedenlerinin uygulanmasına bir engel teşkil edip etmediğini, kastın derecesi ve failin kusur yoğunluğu açısından tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137159

Hayır, bir sanığın eyleminin olası kastla işlendiğinin kabul edilmesi, tek başına TCK m. 62'deki takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez. TCK m. 62, hakime, 'failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri' gibi bir dizi sübjektif nedeni değerlendirerek cezada indirim yapma takdir yetkisi tanır. Olası kast, suçun manevi unsurunun (kusurun) bir türüdür ve genellikle doğrudan kasta göre daha az yoğun bir kusurluluğu ifade eder. Ancak bu, takdiri indirimin uygulanıp uygulanmayacağında tek kriter değildir. Hakim, olayı bir bütün olarak değerlendirir. Örneğin, eylemini olası kastla işlemiş bir sanık, yargılama sürecinde pişmanlık gösterebilir, mağdurun zararını gidermeye çalışabilir veya duruşmada saygılı bir tutum sergileyebilir. Bu gibi 'iyi haller', hakimin TCK m. 62'yi uygulaması için yeterli bir gerekçe olabilir. Tersi durumda, doğrudan kastla suç işlemiş bir sanık, yargılama boyunca olumsuz tavırlar sergilediği için takdiri indirimden yararlanamayabilir. Dolayısıyla, olası kastın varlığı, takdiri indirim uygulanmasını otomatik olarak engellemez; sadece hakimin, failin kusur yoğunluğunu değerlendirirken dikkate alacağı unsurlardan biridir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/olasi-kastla-suca-tesebbus-istirak-ve-haksiz-tahrik.html, Y3CD-K.2020/2961 kararında olası kastla kurulan hükümde TCK m.62'nin de uygulanması bu durumu örneklendirir).