Aynı sanık hakkında hem yaralama, hem tehdit suçlarından ayrı ayrı HAGB kararları verildiği ve sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediği bir durumda, mahkemenin bu HAGB kararlarını açıklarken, her bir suç için ayrı ayrı mı yoksa birleştirerek tek bir gerekçeyle mi hüküm kurması gerektiğini, 'hükümlerin şahsiliği' ve 'gerekçeli karar hakkı' ilkeleri açısından tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137156

Bu durumda mahkemenin, her bir suç (yaralama ve tehdit) için ayrı ayrı hüküm kurması ve her bir hükmü kendi içinde gerekçelendirmesi gerekir. Bunun temel nedenleri şunlardır: **1) Hükümlerin ve Suçların Şahsiliği/Bağımsızlığı:** Yaralama ve tehdit suçları, farklı maddi ve manevi unsurlara sahip, birbirinden bağımsız suçlardır. Her ne kadar aynı olay içinde işlenmiş olsalar da, her bir suçun sübutu, delilleri ve hukuki nitelendirmesi ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bu nedenle, açıklanan hükümlerin de bu ayrımı yansıtması gerekir. **2) Gerekçeli Karar Hakkı (CMK m. 230):** Mahkeme, her bir suç için, o suça ilişkin delillerin nasıl değerlendirildiğini, sanığın fiilinin o suçun unsurlarını nasıl oluşturduğunu ve cezanın o suça göre nasıl bireyselleştirildiğini ayrı ayrı açıklamak zorundadır. Tüm suçları tek bir gerekçe altında toplayarak hüküm kurmak, hangi delilin hangi suç için kullanıldığını, hangi cezanın hangi suça ait olduğunu belirsizleştirir. **3) Kanun Yolu Denetiminin Sağlıklı Yapılması:** Sanık, açıkladığınız hükümlerden birini kabul edip diğerine itiraz etmek isteyebilir. Hükümlerin ayrı ayrı kurulması, kanun yolu denetiminin de her bir suç açısından sağlıklı ve ayrı ayrı yapılabilmesini sağlar. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/22332 K. sayılı kararında da her bir suç yönünden ayrı ayrı inceleme yapılması, bu ilkenin bir yansımasıdır (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-160-kaybolmus-veya-hata-sonucu-ele-gecmis-esya-uzerinde-tasarruf-sucu.html).