Ceza Genel Kurulu'nun 2/10/2024 tarihli VUK m. 359/b kararında, sahte fatura düzenleme ve kullanma fiillerinin tek bir seçimlik hareketli suç olduğunun kabul edilmesinin, bu suçtan yargılanan sanıkların lehine mi yoksa aleyhine mi sonuçlar doğuracağını, 'tek fiil - tek ceza' ilkesi ve temel cezanın belirlenmesi (TCK m. 61) açısından değerlendiriniz.
YCGK'nın bu kararı, genel olarak sanıklar lehine sonuçlar doğurma potansiyeli taşımaktadır. **Lehe Sonuçlar:** Karardan önceki uygulamada, aynı dönemde hem sahte fatura düzenleyen hem de kullanan bir fail, iki ayrı suçtan yargılanıp iki ayrı ceza alabiliyordu. Yeni içtihatla birlikte, bu eylemler artık 'tek bir suç' sayılacağı için, fail hakkında tek bir ceza hükmolunacaktır. Bu, 'tek fiil - tek ceza' (non bis in idem ilkesinin bir yansıması) ilkesine daha uygundur ve faillerin toplam ceza miktarını önemli ölçüde azaltacaktır. Ayrıca, farklı yıllara yayılan eylemlerin de artık 'zincirleme suç' kapsamında tek bir ceza üzerinden artırım yapılarak cezalandırılması, ayrı ayrı ceza almaktan daha lehedir. **Aleyhe Olabilecek Dolaylı Etki:** Kararın tek aleyhe olabilecek dolaylı etkisi, temel cezanın belirlenmesi aşamasında ortaya çıkabilir. TCK m. 61 uyarınca hakim, temel cezayı belirlerken suçun işleniş biçimini dikkate alır. Failin, seçimlik hareketlerden sadece birini (örneğin sadece kullanma) değil de, birden fazlasını (hem düzenleme hem kullanma) işlemiş olması, suç işleme kastının yoğunluğunu ve fiilin haksızlık içeriğini artırıcı bir unsur olarak değerlendirilebilir. Bu durumda hakim, cezanın alt sınırından uzaklaşarak daha yüksek bir temel ceza belirleme yoluna gidebilir. Ancak bu artış dahi, iki ayrı suçtan ceza almaktan genellikle daha lehe olacaktır (or.av.tr/sahte-fatura-duzenleme-ve-kullanma-suclari-vergi-usul-kanunu-m-359/).