Bir davanın, HMK m. 150 uyarınca ikinci kez takipsiz bırakılması nedeniyle 'açılmamış sayılmasına' karar verilmesi durumunda, bu kararın maddi anlamda kesin hüküm (HMK m. 303) teşkil edip etmediğini ve davacının aynı konuda yeniden dava açma hakkını nasıl etkilediğini, 'usule ilişkin nihai karar' ve 'esasa ilişkin nihai karar' ayrımı üzerinden tartışınız.
Mahkemenin, davanın ikinci kez takipsiz bırakılması nedeniyle 'açılmamış sayılmasına' karar vermesi, bir 'usule ilişkin nihai karar'dır. Bu karar, davayı o dosya için sona erdirir. Ancak, davanın esası hakkında (yani davacının haklı mı haksız mı olduğu konusunda) verilmiş bir karar değildir. Maddi anlamda kesin hüküm (res judicata), sadece davanın esasına ilişkin olarak verilen nihai kararlar için söz konusudur ve aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanan, aynı konudaki yeni bir davayı engeller. Davanın açılmamış sayılması kararı, davanın esasını çözmediği için maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Dolayısıyla, bu karar davacının 'dava hakkını' ortadan kaldırmaz. Davacı, (eğer hak düşürücü süreler veya zamanaşımı süreleri dolmamışsa) aynı konuda, aynı taraflara karşı, aynı dava sebebine dayanarak yeniden bir dava açabilir. Davanın açılmamış sayılması kararı, sadece o açılan spesifik davanın usuli bir nedenle sona erdiği anlamına gelir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-450-yururlukten-kaldirilan-hukumler.html, Yargıtay 21. HD, 2014/7127 K. kararı temelinde).