6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçundan açılan bir davada, suçta kullanıldığı iddia edilen nakil vasıtasının müsaderesi talebinin, asıl suçla ilgili zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddedilmesinin hukuki dayanağını, 'fer'i ceza' ve 'asıl ceza' ilişkisi açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137134

Müsadere, bir güvenlik tedbiri olmakla birlikte, uygulanabilmesi için kural olarak ortada işlenmiş ve cezalandırılabilir bir suçun bulunmasına bağlıdır. Bu anlamda, asıl suça ilişkin cezaya 'fer'i' (bağlı) bir nitelik taşır. Ceza hukukunda, fer'i olan, asıl olana tabidir. Bir suç için öngörülen dava zamanaşımı süresi dolduğunda, devletin o suçtan dolayı kişiyi yargılama ve cezalandırma yetkisi ortadan kalkar. Asıl suç ve ceza, zamanaşımı nedeniyle ortadan kalkınca, ona bağlı olan fer'i nitelikteki yaptırımların (müsadere gibi) uygulanması da hukuken imkansız hale gelir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/2370 K. sayılı kararında da bu ilkeye işaret edilmiştir. Asıl suç olan orman kanununa muhalefet suçu zamanaşımına uğradığı için, bu suçtan dolayı bir mahkumiyet kararı verilemeyeceğinden, bu suça bağlı olarak talep edilen nakil vasıtasının müsaderesine de karar verilemez. Mahkemenin, zamanaşımı nedeniyle düşen bir davada, suçta kullanıldığı iddia edilen aracın iadesine karar vermesi bu nedenle hukuka uygundur (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-259-suc-konusu-olmayan-esyanin-musaderesi.html).