7394 sayılı Kanun ile VUK m. 359'a eklenen 5. fıkradaki etkin pişmanlık düzenlemesini, TCK m. 168'deki genel etkin pişmanlık hükümleriyle karşılaştırınız. VUK'taki düzenlemenin, vergi ziyaı cezasının ve gecikme faizlerinin de ödenmesini şart koşmasının, TCK'daki düzenlemeden farkını ve bu şartın vergi hukukunun 'kamu alacağını tahsil etme' önceliğiyle olan ilişkisini tartışınız.
VUK m. 359'a eklenen etkin pişmanlık hükmü, TCK m. 168'deki genel düzenlemeden bazı önemli noktalarda ayrılır ve vergi hukukunun kendi özel mantığını yansıtır: **1) Zararın Kapsamı:** TCK m. 168, sadece 'mağdurun uğradığı zararın' giderilmesini arar. VUK m. 359/5 ise, ceza indiriminden yararlanabilmek için, kaçırılan verginin aslına ek olarak, bu vergiye bağlı olarak kesilen 'vergi ziyaı cezasının' yarısının ve 'gecikme faizi/zammının' da ödenmesini şart koşar. Bu, VUK'taki düzenlemenin kapsamını çok daha genişletir. **2) Amacın Farklılığı:** TCK'daki etkin pişmanlığın temel amacı, failin pişmanlığını ödüllendirmek ve suçtan önceki hale dönülmesini sağlamaktır. VUK'taki düzenlemenin ise bu amaca ek olarak, hatta daha öncelikli olarak, 'Devletin kamu alacağını tüm fer'ileriyle birlikte eksiksiz olarak tahsil etme' amacı vardır. Yani, sadece vergi aslını değil, onun cezai ve faiz yüklerini de ödemeyen failin, ceza indirimi lütfundan yararlanması istenmemiştir. **3) Kamu Alacağının Önceliği:** Bu fark, vergi hukukunun temel karakteristiğinden kaynaklanır. Vergi hukukunda, cezalandırmadan daha önemli olan, kamu hizmetlerinin finansmanı için gerekli olan gelirin hazineye girmesidir. Etkin pişmanlık kurumu da bu önceliğe hizmet edecek şekilde, daha ağır mali yükümlülükler getirilerek düzenlenmiştir (or.av.tr/sahte-fatura-duzenleme-ve-kullanma-suclari-vergi-usul-kanunu-m-359/ metnindeki 7394 sayılı kanun değişikliği bilgisinden hareketle genel hukuk bilgisiyle yorumlanmıştır).