HMK m. 132/2'nin, şartları oluşmadan açılan bir karşı davanın 'talep üzerine yahut re'sen' asıl davadan ayrılmasına karar verilmesini öngörmesi, hakimin davaya müdahalesi ve 'taraflarca getirilme ilkesi' (HMK m. 25) açısından nasıl bir istisna teşkil eder? Bu re'sen ayırma yetkisinin, usul ekonomisi ve yargılamanın düzenli yürütülmesi ilkeleriyle olan bağını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137124

Hukuk muhakemesinde kural, 'taraflarca getirilme ilkesi'dir. Yani, davayı ve delilleri taraflar getirir, hakim kural olarak kendiliğinden bir davayı veya delili inceleyemez. Ancak, yargılamanın düzenli ve hızlı bir şekilde yürütülmesi gibi kamu düzenine ilişkin konularda, kanun hakime re'sen hareket etme yetkisi tanıyabilir. HMK m. 132/2'deki 're'sen' ayırma yetkisi, bu istisnalardan biridir. Karşı davanın asıl davayla olan bağlantısı, sadece tarafları ilgilendiren bir konu değil, aynı zamanda yargılamanın sağlıklı ve usul ekonomisine uygun bir şekilde yürütülmesini de ilgilendiren bir meseledir. Aralarında hiçbir bağlantı olmayan iki davanın sırf davalı istedi diye birlikte görülmesi, yargılamayı gereksiz yere karmaşıklaştırır ve uzatır. Bu nedenle kanun koyucu, taraflar talep etmese bile, hakime, usulün doğru işlemediğini gördüğü anda müdahale etme ve ilgisiz karşı davayı asıl davadan ayırma yetkisi vermiştir. Bu, taraflarca getirilme ilkesinin, kamu yararı ve usul ekonomisi gibi daha üstün bir ilke karşısında geri plana atıldığı özel bir durumdur (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-132-karsi-dava-acilabilmesinin-sartlari.html).