Bir sanığın, fiili çalışması olmadığı halde paravan şirketler üzerinden kendisini sigortalı göstererek SGK'dan sağlık hizmeti alması eyleminde, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2023/3408 K. sayılı kararında belirtilen beraat gerekçelerini, 'kurumun denetim imkanı', 'primlerin irat kaydedilmesi' ve 'kurum zararı' unsurları açısından analiz ediniz. Bu karara göre, SGK'nın kendi alacaklarını tahsil etme imkanının bulunması, dolandırıcılık suçunun 'zarar' unsurunu nasıl ortadan kaldırmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137115

Yargıtay'ın bu tür olaylarda beraat kararı verilmesi gerektiği yönündeki içtihadı birkaç temel argümana dayanır: **1) Hile Unsurunun Yokluğu (Kurumun Denetim İmkanı):** SGK, kendisine bildirilen işyerlerinin gerçek olup olmadığını (sahte/paravan), bildirimlerin fiili çalışmaya dayanıp dayanmadığını denetleme yetki ve yükümlülüğüne sahiptir. Failin sadece gerçeğe aykırı bildirimde bulunması, kurumun bu denetim imkanını ortadan kaldıran nitelikte bir hile olarak görülmez. **2) Zarar Unsurunun Yokluğu:** Bu, karardaki en kritik argümandır. Yargıtay'a göre, bu tür bir durumda SGK'nın reel bir zararı oluşmaz. Çünkü: a) Eğer primler yatırılmışsa, 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesi gereği bu primler sahte sigortalılık tespit edildiğinde kuruma 'irat' kaydedilir. b) Eğer sağlık harcaması yapılmışsa, aynı Kanun'un 96. maddesi uyarınca bu harcamalar yersiz ödeme sayılarak ilgililerden geri alınır. c) Eğer primler hiç yatırılmamışsa, kurumun bu primleri alacak olarak tahsil etme imkanı her zaman vardır. Kurumun, kendi alacaklarını yasal yollarla tahsil etme imkanı bulunduğu sürece, malvarlığında net ve geri döndürülemez bir azalma, yani dolandırıcılık suçunun aradığı anlamda bir 'zarar' meydana gelmemiş sayılır. Bu nedenle suçun unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmelidir (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kamu-kurum-ve-kuruluslarinin-zararina-dolandiricilik-sucu-cezasi.html).