Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2017/1370 K. sayılı kanun yararına bozma kararında, ihtiyati tedbir kararına uymama fiiliyle ilgili yargılamanın, HMK m. 398 uyarınca hukuk mahkemesinde yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu kararın verildiği tarihte, 1086 sayılı HUMK'u yürürlükten kaldıran 6100 sayılı HMK'nın 'geçici maddelerinin' ceza mahkemeleri açısından uygulanabilirliğini, 'usul kanunlarının derhal uygulanması' ilkesi çerçevesinde tartışınız.
Yargıtay 19. CD'nin kararında vurgulanan önemli bir nokta, 6100 sayılı HMK'nın geçici maddelerinin (örneğin eski kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edeceğini belirten maddeler) kural olarak 'hukuk davalarına bakan mahkemeleri' ilgilendirdiğidir. Ceza mahkemeleri, kendi usul kanunları olan CMK'ya tabidirler. Bir ceza mahkemesi, görevli olup olmadığını belirlerken, öncelikle CMK'ya ve ceza mevzuatına bakar. İhtiyati tedbir kararına uymama fiili, HMK'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte ceza kanunları kapsamından çıkarılmış ve HMK m. 398'de 'disiplin hapsi' yaptırımına bağlanarak görev hukuk mahkemelerine verilmiştir. 'Usul kanunlarının derhal uygulanması' ilkesi gereğince, HMK yürürlüğe girdiği andan itibaren, bu fiil artık ceza mahkemelerinin görevine girmez. Ceza mahkemesinin, HMK'nın hukuk mahkemeleri için öngördüğü bir geçici maddeye dayanarak bu davaya bakmaya devam etmesi mümkün değildir. Zira görev, kamu düzenindendir ve fiilin işlendiği veya davanın açıldığı tarihe değil, yargılama anındaki mevcut kanun hükümlerine göre belirlenir. Bu nedenle Yargıtay, ceza mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi gerekirken yargılamaya devam etmesini hukuka aykırı bulmuştur (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-450-yururlukten-kaldirilan-hukumler.html).