Bir eser sözleşmesinde yüklenicinin (davacının) edimini ifa ettiği, ancak iş sahibinin (davalının) eserdeki ayıp nedeniyle zararının bulunduğunu ve bu nedenle borcunun kalmadığını savunduğu bir durumda, mahkemenin, davalının bu savunmasını (takas-mahsup) incelemeden, sadece davacının alacağı yönünden karar vermesi neden bir bozma sebebidir? Bu durumun, 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK m. 27) ve 'iddia ve savunmanın bir bütün olarak değerlendirilmesi' ilkesiyle olan ilişkisini analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137112

Bu durum, birkaç temel usul ilkesinin ihlali nedeniyle bir bozma sebebidir. **1) Hukuki Dinlenilme Hakkı (HMK m. 27):** Bu hak, tarafların iddia ve savunmalarını mahkemeye sunabilmelerini, mahkemenin de bu iddia ve savunmaları dikkate alarak ve değerlendirerek bir karar vermesini gerektirir. Davalının, ayıptan doğan zararları nedeniyle bir karşı alacağı olduğunu ve bunu davacının alacağından mahsup ettiğini ileri sürmesi, onun en temel savunmasıdır. Mahkemenin, bu savunmayı hiç değerlendirmeye almadan karar vermesi, davalının hukuki dinlenilme hakkını açıkça ihlal eder. **2) İddia ve Savunmanın Bir Bütün Olarak Değerlendirilmesi:** Yargılama, iddia ve savunmanın karşılıklı olarak ileri sürüldüğü ve bir bütün olarak değerlendirildiği bir süreçtir. Mahkeme, sadece davacının iddialarına odaklanıp, davalının bu iddiaları çürütmeye veya azaltmaya yönelik savunmalarını (takas-mahsup defi gibi) göz ardı edemez. Davalının savunması, uyuşmazlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2015/4081 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin, davalının takas-mahsup talebini incelemek, gerekirse bu konuda delilleri toplamak (bilirkişi incelemesi vb.) ve varılacak sonuca göre davacının alacağının ne kadar olduğunu tespit etmek yükümlülüğü vardır. Bu inceleme yapılmadan verilen karar, eksik incelemeye dayalı ve hukuka aykırı olur (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-132-karsi-dava-acilabilmesinin-sartlari.html).