Bir Cumhuriyet savcısının, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle verdiği arama kararının, aramanın yapıldığı yerin 'konut', 'işyeri' veya 'kamuya açık olmayan kapalı alan' olması durumunda, CMK m. 119/1'deki yetki sıralaması açısından geçerliliğini, 'kolluk amirinin yazılı emri' ile arasındaki farkı da belirterek tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137105

CMK m. 119/1, arama kararı verme yetkisini hiyerarşik bir şekilde düzenlemiştir. Kural, hakim kararıdır. İstisna ise 'gecikmesinde sakınca bulunan haller'dir. Ancak bu istisnanın uygulanmasında da bir kademelendirme vardır: **1) Konut, İşyeri ve Kamuya Açık Olmayan Kapalı Alanlar:** Bu mekanlar, özel hayatın ve mülkiyet hakkının en yoğun korunduğu alanlar olduğu için, kanun koyucu daha sıkı bir güvence öngörmüştür. Bu yerlerde arama, ancak 'hakim kararı' veya 'gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri' ile yapılabilir. Bu mekanlar için 'kolluk amirinin' arama emri verme yetkisi yoktur. **2) Diğer Yerler (Araç, Üst Arama vb.):** Konut ve işyeri dışındaki yerlerde ise yetki sıralaması şöyledir: Hakim kararı -> Gecikmesinde sakınca varsa Cumhuriyet savcısının yazılı emri -> Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri. Dolayısıyla, Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle verdiği bir arama emri, eğer arama 'işyerinde' yapılmışsa hukuken geçerlidir. Ancak, aynı şartlarda arama emrini 'kolluk amiri' vermiş olsaydı, bu emir konut ve işyeri için yetkisizlik nedeniyle hukuka aykırı olurdu (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/gecikmesinde-sakinca-bulunan-hal-nedir-cmk.html).