Bir tüketicinin, 6502 sayılı Kanun'da belirtilen parasal sınırların üzerindeki bir uyuşmazlık için, dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmasının zorunlu olup olmadığını, 7251 sayılı Kanun ile 6502 sayılı Kanun'a eklenen m. 73/A hükmü çerçevesinde açıklayınız. Tüketici uyuşmazlıklarında 'dava şartı arabuluculuk' kurumunun, Tüketici Hakem Heyeti'ne zorunlu başvuru kurumu ile olan ilişkisini ve bu iki kurumun görev alanlarının nasıl ayrıldığını belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137100

7251 sayılı Kanun ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a eklenen 73/A maddesi, tüketici mahkemelerinde görülecek uyuşmazlıklar için 'dava şartı arabuluculuk' kurumunu getirmiştir. Bu düzenlemeye göre, Tüketici Hakem Heyeti'nin (THH) görev alanına giren parasal sınırların üzerindeki uyuşmazlıklarda, Tüketici Mahkemesi'nde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu hale gelmiştir. Bu iki kurumun görev alanları parasal sınırlara göre net bir şekilde ayrılmıştır: **1) Tüketici Hakem Heyeti'ne Zorunlu Başvuru:** Her yıl güncellenen parasal sınırların (örneğin 2024 için 104.000 TL) altındaki uyuşmazlıklar için THH'ye başvuru zorunludur. Bu sınırdaki uyuşmazlıklar için arabuluculuk yolu kapalıdır. **2) Dava Şartı Arabuluculuk:** Bu parasal sınırların üzerindeki uyuşmazlıklar için ise, THH'ye başvurulamaz. Bunun yerine, Tüketici Mahkemesi'nde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak bir 'dava şartı'dır. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa, bu durumu belgeleyen 'son tutanak' ile birlikte Tüketici Mahkemesi'nde dava açılabilir. Sonuç olarak, bu iki kurum birbirinin alternatifi değil, uyuşmazlık miktarına göre sıralı ve birbirini dışlayan başvuru yollarıdır (avukaterdemozkan.com; genel hukuk bilgisi ile birleştirilmiştir).