Bir kişinin, kişisel verilerinin hukuka aykırı işlenmesi nedeniyle hem 6698 sayılı KVKK kapsamında Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na şikayette bulunması hem de TCK m. 135 vd. kapsamında Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunması mümkündür. Bu iki yolun birbirine etkisini, 'idari yaptırım' ve 'cezai yaptırım' arasındaki farklar ve 'ne bis in idem' (aynı fiilden iki kez yargılanmama) ilkesi açısından analiz ediniz.
Bu iki yol, birbirinden bağımsızdır ve birbirini engellemez. **1) Kurul'a Şikayet (İdari Yaptırım Yolu):** Bu başvuru, 6698 sayılı Kanun'a aykırılıkların tespiti ve veri sorumlusuna yönelik 'idari yaptırımların' (idari para cezası, verileri silme talimatı vb.) uygulanmasını hedefler. Bu yol, idare hukuku alanına girer ve amacı kamu düzenini ve veri güvenliği rejimini tesis etmektir. **2) Savcılığa Suç Duyurusu (Cezai Yaptırım Yolu):** Bu başvuru ise, fiilin aynı zamanda TCK m. 135 vd. kapsamında bir suç oluşturduğu iddiasına dayanır ve failin 'cezai yaptırımla' (hapis veya adli para cezası) cezalandırılmasını hedefler. Bu yol, ceza hukuku alanına girer. 'Ne bis in idem' ilkesi, bir kişinin aynı fiilden dolayı 'aynı türden' bir yargılama makamı tarafından iki kez yargılanmasını ve cezalandırılmasını yasaklar. İdari yaptırım ile cezai yaptırım, farklı nitelikte ve farklı amaçlara hizmet eden iki ayrı yaptırım türüdür. Anayasa Mahkemesi ve AİHM, aynı fiilin hem idari hem de cezai yaptırıma konu olmasının, belirli şartlar altında (yargılamaların birbiriyle bağlantılı ve koordineli yürütülmesi, toplam yaptırımın orantılı olması gibi) 'ne bis in idem' ilkesini ihlal etmediğini kabul etmektedir. Dolayısıyla, veri sahibi, veri sorumlusu şirkete idari para cezası verilmesi için Kurul'a başvururken, aynı zamanda fiili işleyen gerçek kişi (örneğin şirket yöneticisi) hakkında ceza davası açılması için savcılığa suç duyurusunda bulunabilir (sen.av.tr/tr/makale/kisisel-verilerin-kaydedilmesi; genel hukuk bilgisi ile birleştirilmiştir).