Sanık hakkında TCK m. 158/1-e (nitelikli dolandırıcılık) suçundan verilen mahkumiyet kararında, etkin pişmanlık (TCK m. 168) hükümlerinin uygulanabilmesi için 'zararın giderilmesi' şartının, suçun 'teşebbüs' aşamasında kalması durumunda nasıl bir sonuç doğuracağını tartışınız. Teşebbüs halinde zararın (menfaatin) henüz tam olarak elde edilmemiş olması, etkin pişmanlık kurumunun amacıyla bağdaşır mı, bağdaşmaz mı?
Etkin pişmanlık (TCK m. 168), failin işlediği suçun sonuçlarını ortadan kaldırarak veya azaltarak pişmanlığını göstermesi karşılığında cezasında indirim yapılmasını sağlayan bir kurumdur. Bu kurumun uygulanabilmesi için kural olarak suçun 'tamamlanmış' olması gerekir. TCK m. 168'in lafzı, 'tamamlandıktan sonra' ifadesini kullanarak bu durumu netleştirmiştir. Dolandırıcılık suçu teşebbüs aşamasında kalmışsa, fail henüz haksız menfaati tam olarak elde edememiş, mağdur veya kamu kurumu da nihai bir zarara uğramamıştır. Bu durumda, giderilecek tam bir 'zarar' söz konusu değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, teşebbüs aşamasında kalan suçlarda etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz. Çünkü etkin pişmanlık, tamamlanmış bir suçun olumsuz sonuçlarını telafi etmeyi amaçlar. Henüz sonuç doğurmamış bir eylem için bu kurumun işletilmesi, kurumun amacıyla bağdaşmaz. Sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığı için zaten TCK m. 35 uyarınca cezasında bir indirim yapılacaktır; ayrıca TCK m. 168'den indirim yapılması mükerrer bir lehe uygulama olurdu (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kamu-kurum-ve-kuruluslarinin-zararina-dolandiricilik-sucu-cezasi.html, Y15CD-K.2019/5024 kararı temelinde).