HMK m. 447'de düzenlenen 'mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı' hükmünün, kanunların yorumlanmasındaki önemini ve yarattığı hukuki sonuçları, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu örneği üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137080

HMK m. 447, bir 'yollama (atıf) hükmü' olup, kanunlar arası uyumu sağlamak ve hukuki boşlukları önlemek açısından büyük öneme sahiptir. Birçok özel kanun, usul hükümleri açısından mülga 1086 sayılı HUMK'a atıf yapmaktaydı. HMK'nın yürürlüğe girmesiyle bu atıfların hükümsüz kalmaması için, kanun koyucu bu atıfların otomatik olarak HMK'daki yeni karşılıklarına yapılmış sayılacağını düzenlemiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu bu duruma iyi bir örnektir. Bu kanun, yargılama usulü olarak HUMK'taki 'şifahi yargılama usulü'ne atıf yapıyordu. HMK m. 450 ile HUMK yürürlükten kalkınca, bu atıf boşluğa düşebilirdi. Ancak HMK m. 447 sayesinde bu atıf, HMK'nın ilgili hükmüne, yani iş davaları için öngörülen 'basit yargılama usulü'nü düzenleyen HMK m. 316'ya yapılmış sayılır. Böylece, İş Mahkemeleri Kanunu'nda bir değişiklik yapmaya gerek kalmadan, iş mahkemelerindeki yargılama usulü, kanunun ruhuna uygun olarak 'basit yargılama usulü'ne dönüşmüştür. Bu hüküm, mevzuatın güncelliğini ve yeknesaklığını sağlayan pratik bir çözümdür (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-450-yururlukten-kaldirilan-hukumler.html).