TCK m. 215'te düzenlenen 'suçu ve suçluyu övme' suçunun ceza alt sınırının kanunda belirtilmemiş olmasının, TCK m. 49/1 çerçevesinde nasıl bir sonuca yol açtığını açıklayınız. Bu durumun, hakimin temel cezayı belirlemedeki takdir yetkisini nasıl etkilediğini ve 'orantılılık ilkesi' açısından nasıl bir değerlendirme yapılması gerektiğini tartışınız.
TCK m. 215, suçun cezasını 'iki yıla kadar hapis cezası' olarak belirlemiş, ancak bir alt sınır öngörmemiştir. TCK m. 49/1 ise, süreli hapis cezasının, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az olamayacağını hükme bağlamıştır. Bu genel kural gereğince, TCK m. 215'teki suçun cezasının alt sınırı 'bir ay' hapis cezasıdır. Dolayısıyla, bu suçtan verilecek ceza 1 ay ile 2 yıl arasında olacaktır. Ceza alt sınırının bu şekilde genel hükme göre belirlenmesi, hakime temel cezayı belirlerken (TCK m. 61) geniş bir takdir alanı tanır. Hakim, fiilin işleniş biçimi, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, failin kastının yoğunluğu gibi unsurları dikkate alarak, 1 ay ile 2 yıl arasındaki bu geniş yelpazede orantılı bir ceza belirlemekle yükümlüdür. Örneğin, sadece bir anlık bir sloganla işlenen fiil ile planlı ve organize bir şekilde basın yoluyla işlenen fiil arasında, tehlikenin ağırlığı farklı olacağı için, temel cezanın da farklı ve orantılı bir şekilde belirlenmesi gerekir. Bu geniş takdir alanı, hakime olayın özelliklerine göre adil bir ceza tayin etme imkanı verirken, aynı zamanda kararlar arasında tutarsızlık riskini de barındırır (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/sucu-ve-sucluyu-ovme-sucunun-cezasi.html).