İdari yargıda görülen bir iptal davasında, davanın reddi kararının temyizi aşamasında, davalı idarenin davacı hakkında yeni bir olumsuz işlem tesis etmesi durumunda, davacının bu yeni işleme karşı izlemesi gereken hukuki yol nedir? Bu yeni işlemin, Danıştay'ın temyiz incelemesi sonucunda vereceği bozma kararının uygulanmasını (İYUK m. 28) etkisiz kılma potansiyelini tartışınız (Danıştay 5. Dairesi, 2011/2757 K. sayılı kararındaki olaydan esinlenerek).
Bu durum, idarenin yargı kararlarını dolanma veya etkisiz kılma riski taşıyan karmaşık bir usuli sorundur. İzlenmesi gereken yol şudur: Davacı, hakkında tesis edilen bu 'yeni' idari işleme karşı, bu işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde 'ayrı bir iptal davası' açmalıdır. Bu yeni dava, derdest olan temyiz dosyasından bağımsızdır. Davacının, temyiz aşamasındaki davayı kazanması halinde, idare İYUK m. 28 uyarınca o kararı uygulamak ve eski görevine iade etmekle yükümlü olacaktır. Ancak idare, bu sırada açtığı ikinci bir soruşturma veya yeni bir gerekçeyle davacıyı tekrar görevden alırsa, bu ikinci işlemin hukuka uygunluğu da yeni açılan iptal davasında ayrıca değerlendirilecektir. İdare, yargı kararını etkisiz kılmak amacıyla ve hukuka aykırı yeni gerekçeler üreterek işlem tesis ederse, bu durum 'yargı kararını uygulamamak' olarak nitelendirilebilir ve idarenin hem hukuki hem de mali sorumluluğunu doğurabilir. Danıştay'ın verdiği bozma kararı, sadece ilk işlemi hukuka aykırı bulur; sonradan tesis edilen yeni işlemin hukuki geçerliliği hakkında doğrudan bir sonuç doğurmaz, onun için ayrı bir dava gerekir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/iyuk-madde-52-temyiz-ve-istinaf-istemlerinde-yurutmenin-durdurulmasi.html).