Bir sanık hakkında verilen 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' (HAGB) kararının, denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanması durumunda, mahkemenin kuracağı yeni hükmün gerekçesinin kapsamı ne olmalıdır? Yargıtay'ın, 'Anayasanın 141. ve 5271 Sayılı CMK’nın 34, 223, 230. maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması' şeklindeki bozma gerekçesinin arkasındaki mantığı, HAGB'nin hukuki niteliğini de dikkate alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137070

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı, CMK m. 231 uyarınca, hukuki anlamda bir 'hüküm' değildir. Sanık hakkında kurulmuş ancak hukuki sonuç doğurması ertelenmiş bir karardır. Denetim süresi içinde yeni bir suç işlenmesi nedeniyle bu kararın açıklanmasına karar verildiğinde, mahkeme artık hukuken geçerli ve infaz edilebilir nihai bir 'hüküm' kurmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre (ör. Yargıtay 4. CD, 2017/22332 K.), açıklanan bu yeni hüküm, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşince infaz edilecek asıl hükümdür. Bu nedenle, bu hükmün de Anayasa m. 141 ve CMK m. 230'da aranan tüm gerekçe unsurlarını taşıması zorunludur. Mahkeme, sadece 'sanık denetim süresinde suç işlediği için HAGB kararı açıklanmıştır' demekle yetinemez. Açıklanan hükmün dayandığı tüm kanıtları, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçları, iddia ve savunmanın özetini, delillerin tartışmasını, sanığın eyleminin hangi suçun hangi unsurlarını oluşturduğunu ve hangi delile neden üstünlük tanındığını açıkça gerekçesine yansıtmalıdır. Aksi takdirde, 'gerekçesiz hüküm' kurulmuş olur ve bu durum, adil yargılanma hakkının ihlali sayılarak bozma nedeni yapılır (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-160-kaybolmus-veya-hata-sonucu-ele-gecmis-esya-uzerinde-tasarruf-sucu.html).