HMK m. 132/1-b'de belirtilen 'karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması' şartını, bir eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası örneği üzerinden açıklayınız. Yüklenicinin bakiye iş bedeli için açtığı davada, iş sahibinin ayıplı ifa nedeniyle uğradığı zararın tazmini için açtığı karşı davanın, bu şartı nasıl sağladığını analiz ediniz.
Bu şart, karşı davanın asıl davayla olan maddi hukuk bağını ifade eder. Bir eser sözleşmesinde, yüklenici (davacı) tamamladığı iş karşılığında kalan ücretini (bakiye iş bedeli) talep etmek için bir alacak davası açar. İş sahibi (davalı) ise, yüklenicinin işi ayıplı veya eksik yapması nedeniyle bir zarara uğramış olabilir (örneğin, ayıbı gidermek için başka birine para ödemiş veya ayıp nedeniyle ticari kayba uğramış olabilir). Bu durumda iş sahibi, bu zararının tazmini için yükleniciye karşı bir dava açabilir. İşte bu davayı, ayrı bir dava olarak açmak yerine, yüklenicinin açtığı asıl davaya 'karşı dava' olarak açabilir. Çünkü iş sahibinin tazminat talebi ile yüklenicinin iş bedeli talebi arasında bir 'mahsup' ilişkisi vardır. İş sahibinin karşı davası kabul edilirse, bulunan tazminat miktarı, yüklenicinin alacağından mahsup edilecek (düşülecek) ve yükleniciye ancak kalan bir miktar varsa o ödenecektir. Her iki talep de aynı sözleşme ilişkisinden kaynaklandığı için aralarında hem mahsup ilişkisi hem de HMK m. 132 anlamında 'bağlantı' mevcuttur. Bu nedenle, iş sahibinin bu talebi karşı dava olarak ileri sürmesi usulen doğrudur (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-132-karsi-dava-acilabilmesinin-sartlari.html).