Bir olayda 'gecikmesinde sakınca bulunan hal'in varlığı, Cumhuriyet savcısına arama kararı verme yetkisi tanırken, bu durumun bayram tatili gibi resmi tatil günlerinde veya mesai saatleri dışında değerlendirilmesi nasıl bir farklılık arz eder? Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2023/137 K. sayılı kararında, bayram tatilinde verilen bir savcılık arama emrinin hukuka uygun kabul edilmesinin arkasındaki mantığı, 'hakime ulaşma imkanı' kriteri açısından analiz ediniz.
'Gecikmesinde sakınca bulunan hal'in temel kriterlerinden biri, 'gerektiğinde hakimden karar almak için vakit bulunmaması'dır. Mesai saatleri içinde, adliyelerin açık olduğu bir zamanda hakime ulaşmak kural olarak mümkün olduğundan, savcının bu yetkiyi kullanması için çok daha somut ve acil bir gerekçe (şüphelinin o an kaçmakta olması, delilleri yok etmeye başlaması vb.) sunması gerekir. Ancak, gece vakti, hafta sonu veya bayram tatili gibi resmi tatil günlerinde, nöbetçi hakimlik sistemi olsa bile, hakime ulaşmanın ve karar almanın pratik olarak daha uzun sürebileceği ve bu gecikmenin aramanın amacını boşa çıkarabileceği bir karine olarak kabul edilebilir. Yargıtay 7. CD'nin ilgili kararında, aramanın bayram tatilinde yapılması, 'gecikmesinde sakınca bulunan hal'in varlığı için yeterli bir gerekçe olarak görülmüştür. Buradaki mantık, resmi tatil nedeniyle hakime ulaşmanın ve kararı çıkarttırmanın yaratacağı fiili gecikmenin, delillerin kaybolması riskini artıracağı ve bu nedenle savcının doğrudan arama emri vermesinin hukuka uygun olduğudur. Bu durum, 'hakime ulaşma imkanı' kriterinin sadece hukuki değil, aynı zamanda fiili ve pratik bir değerlendirme gerektirdiğini göstermektedir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/gecikmesinde-sakinca-bulunan-hal-nedir-cmk.html).