Avukatın, müvekkili adına yaptığı yargılama giderlerinin (harç, tebligat masrafı vb.) tahsili talebinin hukuki niteliğini, vekalet ücreti alacağından farkını ve bu talebin Avukatlık Kanunu m. 165 kapsamında karşı taraftan (hasımdan) istenip istenemeyeceğini tartışınız. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/597 K. sayılı kararında, bu giderlerin neden sadece müvekkilden istenebileceğine karar verildiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137059

Avukatın müvekkili adına yaptığı yargılama giderleri, avukatın müvekkiliyle arasındaki vekalet ilişkisi gereği, müvekkili adına ve hesabına yaptığı masraflardır. Hukuki niteliği itibarıyla, bu bir 'vekaletsiz iş görme' veya 'vekile avans olarak verilenin iadesi' borcudur ve asıl borçlu müvekkildir. Bu alacak, avukatın emeğinin ve mesleki faaliyetinin karşılığı olan 'vekalet ücreti' alacağından tamamen farklı ve bağımsızdır. Avukatlık Kanunu m. 165, sadece 'avukatlık ücretinin ödenmesi' hususunda karşı tarafı müteselsilen sorumlu tutar. Maddenin lafzında yargılama giderlerine ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu nedenle, müvekkiliyle sulh olan karşı taraf, sadece vekalet ücretinden sorumludur; avukatın müvekkili için yaptığı harç, posta gideri gibi masraflardan sorumlu tutulamaz. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin kararında da bu ilke benimsenmiş ve yargılama giderlerinin sadece asıl borçlusu olan müvekkilden (davalı ...'ten) istenebileceğine, diğer davalılar olan hasımların bu borçtan sorumlu olmadığına karar verilmiştir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-215-belgelerin-halefler-aleyhine-kullanilmasi-ve-adi-senetlerin-ucuncu-kisiler-icin-hukum-ifade-etmesi.html).