Avukatlık Kanunu m. 165'e dayalı bir vekalet ücreti alacağı davasında, avukat ile müvekkili arasında adi yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmasına rağmen, bu sözleşmenin tarihi ve içeriğinin, davadan feragat eden müvekkil ile sulh olan karşı taraf (hasım) açısından bağlayıcılığını, HMK m. 215 ve ispat yükü kuralları açısından tartışınız. Mahkemenin, bu sözleşmeyi ispatlanamamış sayarak, vekalet ücretini Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi veya Avukatlık Kanunu m. 164/4'e göre belirlemesinin hukuki dayanağı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137048

Avukatlık Kanunu m. 165, müvekkiliyle sulh olan karşı tarafı (hasmı), avukatın vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu tutar. Ancak bu sorumluluğun miktarı tartışmalıdır. Avukat ile müvekkili arasındaki adi yazılı ücret sözleşmesi, kural olarak sadece taraflarını bağlar. Üçüncü kişi konumundaki hasmı bağlaması için, HMK m. 215'te sayılan şartlardan birinin (noter onayı, resmi işleme konu olma vb.) gerçekleşmesi gerekir. Eğer davacı avukat, bu sözleşmenin sulh işleminden (veya davadan feragatten) önce yapıldığını ve HMK m. 215 koşullarını taşıdığını ispatlayamazsa, hasım bu sözleşmedeki miktarla bağlı tutulamaz. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/597 K. sayılı kararında da bu ilke benimsenmiştir. Bu durumda mahkeme, sözleşme yokmuş gibi hareket eder. Vekalet ücretini, ya Avukatlık Kanunu m. 164/4 uyarınca (sulh olunan miktar üzerinden %10-%20 arası) ya da mahkemece takdir edilecek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirler. Yani, ispat edilemeyen adi yazılı sözleşme, hasım açısından bir delil niteliği taşımaz ve mahkeme yasal ölçütlere göre bir belirleme yapar (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-215-belgelerin-halefler-aleyhine-kullanilmasi-ve-adi-senetlerin-ucuncu-kisiler-icin-hukum-ifade-etmesi.html).