Bir eser sözleşmesinde, iş sahibinin (davalının) ayıplı imalat nedeniyle uğradığı zararın, yüklenicinin (davacının) bakiye iş bedeli alacağından mahsubunu talep etmesi, hukuken 'karşı dava' mı yoksa 'takas-mahsup defi' mi olarak nitelendirilir? Bu iki hukuki kurum arasındaki temel farkları ve mahkemenin bu talebi inceleyebilmesi için gerekli usuli şartları HMK m. 132 ve Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2015/4081 K. sayılı kararı ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137046

İş sahibinin bu talebi, hem 'karşı dava' hem de 'takas-mahsup defi' yoluyla ileri sürülebilir. Aralarındaki temel fark şudur: **Karşı Dava (HMK m. 132):** Davalının, asıl davadan bağımsız bir şekilde kendi alacağının tespiti ve tahsili için açtığı yeni bir davadır. Harca tabidir ve kabul edilmesi halinde davalı lehine ayrı bir alacak hükmü kurulur. **Takas-Mahsup Defi (TBK m. 139 vd.):** Davalının, davacının alacağına karşı kendi muaccel bir alacağını ileri sürerek borcunu sona erdirmeye yönelik bir savunma aracıdır. Bu bir dava değil, 'defi'dir. Davacının talebini, kendi alacağı oranında düşürmeyi veya tamamen ortadan kaldırmayı hedefler. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin kararında da belirtildiği gibi, davalı cevap dilekçesinde zararlarını ileri sürerek borcu olmadığını savunmuşsa, bu bir takas-mahsup defi olarak nitelendirilmelidir. Karşı dava, cevap süresi içinde açılması gerekirken; takas-mahsup defi, savunmanın genişletilmesi yasağına (HMK m. 141) tabi olmakla birlikte, yargılama devam ettiği sürece (karşı tarafın zımni veya açık muvafakatiyle) ileri sürülebilir. Mahkemenin, usulüne uygun ileri sürülen bu takas-mahsup defini incelemeden, sadece asıl alacağa odaklanarak karar vermesi hukuka aykırıdır ve bozma sebebidir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-132-karsi-dava-acilabilmesinin-sartlari.html).