Bir ceza davasında, sanığın eyleminin olası kastla işlendiği kabul edildiğinde, bu durumun iştirak hükümlerinin (azmettirme, yardım etme) uygulanabilirliği üzerindeki etkisini, 'bağlılık kuralı' ve kastın belirliliği ilkeleri açısından analiz ediniz. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2021/12696 K. sayılı kararında, olası kastla yaralama suçuna 'yardım etme'nin neden mümkün olmadığına dair gerekçesini açıklayınız.
İştirak, birden fazla kişinin aynı suçu işleme kararı çerçevesinde hareket etmesidir. Azmettirme (TCK m. 38) ve yardım etme (TCK m. 39), şeriklik halleridir ve 'bağlılık kuralı'na tabidirler. Yani şerikin sorumlu olabilmesi için, failin en azından teşebbüs aşamasına ulaşmış hukuka aykırı bir fiil işlemesi gerekir. Manevi unsur açısından ise, şeriklik halleri, 'belirli bir suçun işlenmesine yönelik kast' gerektirir. Olası kastta ise fail, neticeyi istememekte, sadece öngörüp kayıtsız kalmaktadır. Bu 'belirsizlik' hali, azmettirme ve yardım etmenin gerektirdiği 'belirli bir suça yönelik iradeyle' bağdaşmaz. Bir kişiyi, sonucu belirsiz, muhtemel bir neticeye doğru 'azmettirmek' veya bu belirsiz sonuca 'yardım etmek' mantıksal olarak mümkün değildir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin kararında da vurgulandığı gibi, olası kastta esasen neticeye yönelik bilip isteme olmadığından, failler arasında başlangıçta bu belirsiz neticeye yönelik bir anlaşma ve işbirliği (iştirak iradesi) kurulamaz. Bu nedenle, failin olası kastla işlediği bir suça, bir başkasının TCK m. 39 anlamında 'yardım eden' olarak iştirak etmesi mümkün değildir ve yardım ettiği iddia edilen kişinin beraatine karar verilmesi gerekir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/olasi-kastla-suca-tesebbus-istirak-ve-haksiz-tahrik.html).