6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesinde yer alan 'Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder' düzenlemesinin, yargı yolu caiz olmadığı için verilen 'davanın usulden reddi' kararlarında da kıyasen uygulanıp uygulanamayacağını, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2014/396 K. sayılı kararındaki çoğunluk ve muhalefet şerhi görüşlerini karşılaştırarak tartışınız.
Bu konuda Yargıtay içinde farklı görüşler bulunmaktadır. **Çoğunluk Görüşü (Düzeltilerek Onama):** HMK m. 331/2'nin amacının, davayı esastan sonuçlandırmayan usuli kararlarda, yargılama giderlerine hemen hükmedilmeyip, davaya devam edilecek nihai mahkemenin karar vermesini sağlamak olduğunu kabul eder. Yargı yolu caiz olmadığı için verilen ret kararını da, davanın başka bir yargı kolunda (idari yargı) devam etme potansiyeli olduğu için, bu kapsama dahil eder ve yargılama giderlerine (vekâlet ücreti dahil) bu aşamada hükmedilmemesi, görevli mahkemenin karar vermesi gerektiğini belirtir. Bu yorum, kıyas yoluyla hükmün uygulama alanını genişletir. **Muhalefet Şerhi Görüşü:** Bu görüşe göre, görevsizlik ve yetkisizlik aynı yargı kolu içindeki mahkemeler arasında söz konusudur ve dosya diğer mahkemeye gönderilir, dava devam eder. Yargı yolu ret kararı ise farklı bir durumdur; dava adli yargıda sona ermiştir, idari yargıda açılacak dava yeni bir davadır, bu davanın devamı değildir. Dolayısıyla, HMK m. 331/2'deki 'davaya bir başka mahkemede devam edilmesi' şartı burada gerçekleşmez. Bu nedenle, mahkeme, davayı nihai olarak sonlandırdığı için yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmetmelidir. Muhalefet şerhi, kanunun lafzına daha sıkı bağlı kalırken, çoğunluk görüşü usul ekonomisi ve hakkaniyeti gözeterek daha geniş bir yorum yapmaktadır (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-450-yururlukten-kaldirilan-hukumler.html).