Emniyet hizmetlerinde bir personelin, adli veya idari bir suçtan ceza alması durumunda, bu durumun tek başına branştan çıkarılması için yeterli bir sebep olup olmadığını, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Branş Yönetmeliği'nin 10. maddesi çerçevesinde tartışınız. Yönetmelikteki 'çalıştığı branşta verimli olamayacağı anlaşılmak' kriterinin, alınan cezanın niteliği ve branşın özelliği ile nasıl bir bağlantı kurması gerektiğini analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137028

Emniyet Hizmetleri Sınıfı Branş Yönetmeliği'nin 10. maddesine göre, adli veya idari bir suçtan ceza almış olmak tek başına otomatik bir branştan çıkarma sebebi değildir. Kanun koyucu, bu şartın yanına 'çalıştığı branşta verimli olamayacağı anlaşılmak' şeklinde ikinci bir koşul daha eklemiştir. Bu, idarenin her ceza alan personeli branştan çıkaramayacağı, bu konuda bir değerlendirme yapması gerektiği anlamına gelir. Bu değerlendirme keyfi olamaz. İdare, alınan cezanın niteliği ile personelin görev yaptığı branşın özellikleri arasında somut bir bağ kurmak zorundadır. Örneğin, mali usulsüzlükten ceza alan bir personelin KOM (Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele) gibi bir branşta görev yapmasının, branşın gerektirdiği güvenilirlik ve titizlikle bağdaşmayacağı ve bu nedenle verimli olamayacağı iddia edilebilir. Ancak, göreviyle ilgisiz, özel hayatına ilişkin bir suçtan ceza alan bir Özel Harekat polisinin, bu ceza nedeniyle branşında verimsiz olacağının somut olarak ortaya konulması gerekir. İdare, bu bağlantıyı kuramadan sadece ceza almış olmayı gerekçe göstererek personeli branştan çıkarırsa, bu işlem hukuka aykırı olur (kadimhukuk.com.tr/makale/branstan-cikarma-islemi-iptal-davasi/).