5271 sayılı CMK’nun 116 ve 119. maddeleri uyarınca, Cumhuriyet Savcısının 'gecikmesinde sakınca bulunan hal' nedeniyle verdiği bir arama kararında, bu halin gerekçesini belirtmemesinin hukuki sonuçları nelerdir? Bu eksikliğe rağmen yapılan arama sonucu elde edilen delillerin, sanığın suça konu eşyayı ticari amaçla bulundurduğuna dair ikrarının olmadığı durumlarda mahkumiyete esas alınıp alınamayacağını Yargıtay içtihatları ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #137027

CMK m. 119, aramanın kural olarak hakim kararıyla, istisnai olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı emriyle yapılabileceğini düzenler. Bu istisnai yetkinin kullanılabilmesi için, 'gecikmesinde sakınca bulunan halin' somut olarak varlığı ve bu durumun arama emrinde gerekçelendirilmesi zorunludur. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (ör. Yargıtay 7. CD, 2021/9604 E.), savcılık tarafından verilen arama emrinde bu gerekçenin belirtilmemesi, aramayı hukuka aykırı hale getirir. Hukuka aykırı arama sonucu elde edilen bulgular, Anayasa m. 38/6 ve CMK m. 217/2 uyarınca 'hukuka aykırı delil' (yasak delil) niteliğindedir ve hükme esas alınamaz. Eğer dosyada, sanığın suça konu eşyanın niteliğini ve bulundurma amacını ortaya koyan hukuka uygun başka bir delil (örneğin, hukuka aykırı delilin etkisinden bağımsız, özgür iradeye dayalı bir ikrar) yoksa, sadece bu hukuka aykırı delile dayanılarak mahkumiyet kararı verilemez. Bu durumda sanığın beraatine karar verilmesi gerekir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/gecikmesinde-sakinca-bulunan-hal-nedir-cmk.html).