7075 sayılı Kanun ile kurulan OHAL Komisyonu'nun hukuki statüsünü ve görev alanını, 'doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin' başvuruları incelemesi açısından değerlendiriniz. Komisyonun, idari ve yargısal başvuru yolları kapatılmış olan KHK işlemlerine karşı bir 'iç hukuk yolu' olarak kurulmasının, AİHM içtihatları ve 'etkili başvuru hakkı' (AİHS m. 13) açısından önemini tartışınız.
OHAL Komisyonu, OHAL KHK'ları ile doğrudan tesis edilen ve o dönemde yargı denetimi dışında bırakılan işlemlere (ihraç, kurum kapatma vb.) karşı yapılan başvuruları incelemek üzere 7075 sayılı Kanun ile kurulmuş yarı-yargısal bir idari kuruldur. Komisyonun görev alanı, 'başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan KHK ile' yapılan işlemlerle sınırlıdır. Bu Komisyonun kurulması, AİHM'in 'etkili başvuru hakkı' (AİHS m.13) ve 'iç hukuk yollarının tüketilmesi' ilkesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Türkiye, KHK'larla yapılan on binlerce ihraç nedeniyle AİHM'de mahkumiyetlerle karşı karşıya kalmamak için, bu Komisyonu tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olarak oluşturmuştur. AİHM de (Köksal/Türkiye kararı gibi) bu yolu, teorik olarak etkili bir başvuru yolu olarak kabul etmiş ve başvurucuları öncelikle bu yolu tüketmeye yönlendirmiştir. Komisyon, yargısal denetimi kapalı olan işlemlere karşı bir başvuru ve itiraz mekanizması yaratarak, hak arama hürriyetinin tamamen ortadan kalkmasını önlemeyi amaçlamıştır (kadimhukuk.com.tr/makale/ohal-komisyonu-kararina-itiraz-avukat/).