Sahte olduğu iddia edilen bir diploma fotokopisinin, bir kamu kurumuna intibak talebiyle sunulması eyleminin, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2019/1434 K. sayılı kararında neden 'nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs' suçunu oluşturmadığına karar verildiğini, hilenin niteliği ve kurumun denetim imkanı unsurları çerçevesinde analiz ediniz.
Yargıtay'ın ilgili kararında, sanığın sahte diploma fotokopisi sunarak intibak talebinde bulunması eyleminin nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturmadığı sonucuna varılmasının temelinde iki neden yatmaktadır: 1) **Hilenin Aldatıcılık Niteliğinin Zayıf Olması:** Sanığın sunduğu belge, diplomanın aslı değil, bir fotokopisidir. Fotokopinin aldatma kabiliyeti, aslına göre daha düşüktür. 2) **Kurumun Denetim İmkanı ve Yükümlülüğü:** Daha da önemlisi, bir kamu kurumuna sunulan diploma gibi resmi bir belgenin geçerliliğini ve doğruluğunu, ilgili kurumun (örneğin Milli Eğitim Bakanlığı veya üniversite) kayıtlarından teyit etmek, o kurumun asli görevi ve denetim yükümlülüğüdür. Somut olayda da kurum bu denetimi yapmış ve diplomanın sahte olduğunu tespit etmiştir. Failin eylemi, kurumun bu basit ve olağan denetim mekanizmasını aşacak nitelikte karmaşık ve ustaca bir hile içermemektedir. Kurum kolayca gerçeği ortaya çıkarabildiği için, dolandırıcılık suçunun 'aldatma' unsuru gerçekleşmemiş sayılır. Bu nedenle eylem teşebbüs aşamasında dahi olsa suçun unsurları oluşmamıştır (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kamu-kurum-ve-kuruluslarinin-zararina-dolandiricilik-sucu-cezasi.html).