CMK m. 91'e eklenmesi önerilen ve kolluk amirlerine belirli suçlarda 24 veya 48 saate kadar gözaltı kararı verme yetkisi tanıyan tasarı hükmünde yer alan, 'Ancak kişi en geç 48 saat, toplu olarak işlenen suçlarda 4 gün içinde hakim önüne çıkarılır' cümlesinin, gözaltı sürelerinin belirlenmesinde yarattığı belirsizliği ve bu belirsizliğin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı açısından doğurabileceği riskleri analiz ediniz.
Tasarı metnindeki bu cümle, gözaltı süreleri konusunda ciddi bir belirsizlik yaratmaktadır. Tasarının ilk bölümü, kolluğun bireysel suçlarda 24 saat, toplumsal olaylar ve toplu suçlarda 48 saate kadar gözaltı kararı verebileceğini belirtirken, bu ikinci cümle sanki genel gözaltı sürelerini bireysel suçlar için 48 saate, toplu suçlar için 4 güne çıkarıyormuş gibi bir izlenim vermektedir. Bu durum, iki farklı şekilde yorumlanabilir: 1) Kolluk 24/48 saatlik yetkisini kullanır, süre uzatımı gerekiyorsa bu yetki savcıya geçer ve toplam süre 48 saat/4 günü aşamaz. 2) Kanun, temel gözaltı sürelerini doğrudan 48 saat ve 4 gün olarak yeniden belirlemektedir. Bu belirsizlik, kişi hürriyeti ve güvenliği (Anayasa m. 19) açısından büyük bir risktir. Hukuk devletinde, özgürlüğü kısıtlayan tedbirlerin sürelerinin ve koşullarının kanunda açık, net ve tereddüde yer vermeyecek şekilde düzenlenmesi gerekir. Metindeki muğlaklık, uygulamada keyfiliğe ve gözaltı sürelerinin kanuna aykırı olarak uzatılmasına zemin hazırlayabilir. Bu nedenle, kanunilik ilkesi ve hukuk güvenliği açısından tasarının bu haliyle yasalaşması sakıncalıdır (sen.av.tr/tr/makale/ic-guvenlik-paketi-1-savcinin-yetkisine-mudahale).