Sanığın 'olası kastla yaralamaya teşebbüs' suçundan cezalandırılmasının hukuken mümkün olup olmadığını, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2014/5867 K. sayılı kararını da dikkate alarak, 'olası kast netice ile belirlenir' ilkesi çerçevesinde analiz ediniz. Yaralama neticesinin gerçekleşmediği bir durumda, olası kastla hareket eden failin hukuki durumu ne olmalıdır?
Olası kastla işlenen suçlara teşebbüs, Yargıtay'ın ve doktrinin baskın görüşüne göre mümkün değildir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da bu ilke benimsenmiştir. 'Olası kast netice ile belirlenir' kuralı gereğince, failin sorumluluğu ancak öngördüğü muhtemel neticelerden birinin (örneğin yaralanma veya ölüm) gerçekleşmesi halinde doğar. Eğer failin eylemi sonucunda hiçbir netice (ne ölüm ne de yaralanma) meydana gelmemişse, ortada failin sorumlu tutulacağı bir sonuç yoktur. Bu nedenle 'olası kastla yaralamaya teşebbüs' diye bir suç kategorisi yaratılamaz. Teşebbüs, doğrudan ve belirli bir neticeyi hedefleyen kastı gerektirir. Olası kastta ise böyle bir belirlilik yoktur. Yaralama neticesinin gerçekleşmediği bir durumda, olası kastla hareket eden failin, eğer eylemi başka bir suçu (örneğin silahla tehdit, 6136 sayılı Kanuna muhalefet) oluşturmuyorsa, yaralama suçu açısından herhangi bir cezai sorumluluğu doğmaz ve bu fiilden beraat etmesi gerekir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/olasi-kastla-suca-tesebbus-istirak-ve-haksiz-tahrik.html).